33 Yıl 33 Can Sivas Anısına

2 Temmuz 1993 Cumhuriyet tarihinin Kara kapkara temizlenemeyen lekelerinden sadece biri ama aynı zamanda Çagdışı barbar yobaz bir o kadarda kinci faşist gurühun devlet güdümünde düzenlediği 33 yıl önce bu gün 33 Alevi Aydın,Sanaatçı ve Halk ozanının diri diri Yakıldığı ve Dünyanın film izler gibi canlı yayında izlediği amma , katil yobazlarla işbirliği yapmış gibi Devlet yönetenlerininde umurunda olmayan KATLİAM...!!

2 Temmuz 1993 Cumhuriyet tarihinin Kara kapkara temizlenemeyen lekelerinden sadece biri ama aynı zamanda Çagdışı barbar yobaz bir o kadarda kinci faşist gurühun devlet güdümünde düzenlediği 33 yıl önce bu gün 33 Alevi Aydın,Sanaatçı ve Halk ozanının diri diri Yakıldığı ve Dünyanın film izler gibi canlı yayında izlediği amma , katil yobazlarla işbirliği yapmış gibi Devlet yönetenlerininde umurunda olmayan KATLİAM...!!

Kaynar kazanın taşacagı ve çevresine dolayısı ile kendisine zarar vereceği ayan beyan ortada geliyorum kaynıyorum diyor du, 
ama zamanın  yani 93 yılı iktidarı oralı bile değildi Koalisyondaki Siyasiler , Dönemin Başbakanı ve yardımcıları herşeyi bildikleri halde körleri sağırları oynuyorlardı, Sivas da Demokrat,Aydın ve sanaatçıların bir araya gelerek özellikle Alevi yoğunluklu katılımların olduğu paneller konserler sunumlar yapılıyordu, daha henüz 2. Gününde Sivas'ın kırsalından, yakın illerden Kamyonlarla resmi devlet plakalı araçlarla ve özellikle O zamanın Belediye araçları ile insanlar taşınıyor olay provake edilmeye çalışılıyor ,
" Din elden gidiyor, gitti, Komünistler ,Aleviler istila ettiler " diyerek Allahü Ekber Nidaları ile Sokaklar kaynıyor ama gerek mahalli gerekse Askeri güvenlik ortalarda görünmüyordu, sanki ve bilakis olaylara peşkeş çekiliyordu,  Madımak otelinin önü ana baba günü  Belediye araşları ile parke taşlar taşınmış kepçeler ve iş makinaları otelin giriş çıkışını tutmuş , ellerinde meşaleli katiller, yobazlar sözüm ona dini kurtaracaklar, Vatan elden gitmiş olan vatanı kurtaracaklar  zamanın derin anlayışı ile içli dışlı faşist cenah ile işbirliği halinde otelin odalarına ve üst katlarını taşlamalar üst katlara odalara ateşli meşale ve molotof atmalar yoğunluğunda çıkan arbede ve dumanlardan kaçmak kurtulmak isteyenlere kasten engel olunmak sureti ile dumandan boğulmalara ve alev alev yanan otel odaları içinden çıkışlarına izin verilmemekteydi.

Dünya bu durumu canlı yayında maç izler gibi izlemekte, devlet başkanları belediye başkanları emniyet ve hemen yanıbaşındaki Kayseri komando bölüğü görevlendirilmemekte yetkililer izin vermemekteydi, istenilse iki saat gibi kısa zamanda  olaylara müdahale edilebilirdi, fakat kasıtlı ve bilinçli olarak yapılmadı,izin verilmedi .

O gün Cehennem Sivas'ta idi ,o gün vahşiler barbarlar katiller Azrail ile kol kola işbirliği halinde Dini kurtarmak için Allah için Allah adına katliam yapıyorlardı ve Başbakan, zalim ve bir o kadarda Suçlu kadın Tansu Çiller ile ortagı özellikle Erdal İnönü güvenlik güçlerini 2 gün süre ile olay mahalline yönlendirilmemesine sessiz kalıp suç ortaklığı yapmış ve utanmadan sıkılmadan " Sivas da meydana gelen olayda. halkımıza Çok şükür bir şey olmamıştır " diyerek hadsizce Başbakan'a yakışmayacak açıklamaları ile olayı ve oradaki katliamı normal bir durum gibi göstermek sureti barbarlığını vahşi kimliğini ortaya koymuştur.

Aydınlara, Alevi halkına karşı kin ve nefretlerini kusmuşlardır. Erdal İnönü sözüm ona Aydın sözüm ona Demokrat sözüm ona Alevi halkı ile iç içe CHP nın oy deposu gibi gördüğü Alevilerin demokratların katliamına seyirci kalmış ortalardan kaybolmuştur. Zamanın Belediye Başkanı belediye işçilerine,iş makinalarına ve taş yığınlarına müdahale etmemiş suç ortaklığı yapmıştır.

Sonuç da, 33 CAN ( 35 insan, bir yabancı uyruklu ve ikiside otel görevlisi  ) olmak üzere 35 insan Cumhuriyet tarihinin unutulmaz Kara lekesini kendi yakalarına sürmüş ve Sanki Din,Allah,Devlet bu 33 insan tarafından ortadan kaldırılacaktıda engel olundu, Allah'ı kurtardılar, Dini Kurtardılar, Devleti kurtardılar. 

Halbuki bilmiyorlar mıydı, Allah'ın kendini koruyabilecegini yada korunma ihtiyacının olmadığını, bilmiyorlar mıydı ,DİN bir bez parçası kağıt parçası olmadığını ve ortadan kaldırılamayacağını.

Ama ya cehalet ya aptallık ya köle ruhlu faşist yobaz canilik ve biatçılık olduğunu ve bunun yani insan öldürmenin hele hele 20.yy da Diri diri yakmanın barbarlık olduğunu vahşlik olduğu zır cahillik olduğunu , elbetteki ve bittabii de çok iyi biliyorlardı, ama beyinler körelmiş,cehalet ve aptallık yani sürü zihniyeti almış başını gitmişti.

Kimlerin işine yaradı , Katil ve işbirlikçi faşist ve emperyal güçlerin kimin işine yaradı silah tüccarlarının kimin işine yaradı koltuk sevdalılarının maşaların ve Sapık zihniyetlilerin,
Sonuç mu.; 33  CAN ve  2 de diğerleri olmak üzere 35  insan telef oldu, yakanlar, Avukatlar,Belediye Başkanları ve Görevli olan herkes makam mevkii sahibi  yapıldı, koruma altına alındı, Dava Zaman aşımı ile kimsenin (. Katillerin işbirlikçilerin )burnu bile kanamadan  kapatıldı . 

Peki.; Öylemiydi yani unutuldumu unutulabilir mi, Tarih asla af etmez asla unutmaz o insanlar hiç bir zaman yıkıcı bölücü ayrıştırıcı değillerdi.

Hepsinin özellikle Alevi canların amacı.; 
Halkı hakkı ve gerçekleri gözler önüne sermek ti, yapılan yanlışları ,iç barışı ve iç kargaşayı o zamanki çatışmaların önüne geçip birleştirici olmaktı, aydınlatmak, birlikte Türküler söylemek dağlara ovalara şehirlere barışı huzuru sevgiyi getirmekti.

Bilmiyorlardı ki.; 
Alevilerin Din Sorunu, Siyaset sorunu yoktu, koltuk sorunu taht sorunu yoktu olmazdıda. Onların tek sorunu vardı.
Zülum kimden ve nereden gelirse gelsin zalimlere karşı mazlumların halkın ,hakkın ve  gerçeğin yanında olmak ve  bilimin ışığında ilerlemek kör cahil karanlık çağlardan halkı ülkeyi kurtarmak için kişinin ırkına dinine cinsiyetine bakmadan beraber barış içinde olmaktı.

Alevi halkı bu düsturları nedeni ile tarihin derinliklerinden  Onbinlerce yıllık barış huzur beraber ve özgür yaşam ülküsünü şiar edinerek gelmiş ve bu şekilde süregelen bir yaşam anlayışının simgesi meşalesi temsilcisi olmuştur.
Aradan 33 yıl geçti halen 33 can'ların anıları acıları yüreklerde sızlamaktadır. İşte tamda burada şunu belirtmekte fayda var, Barış mı istiyorsunuz, huzurmu istiyorsunuz binlerce yıllık katlamlarınızın fetvalarınızın ve Yakın tarih Cumhuriyetin pislik içindeki lekesinden arının...