Gül Kaçar: Kadınların Üreten Gücü Görünür Olmalı
Üreten Eller Kadın Girişimciler Festivali'ne katılan Yazar ve Şair Gül Kaçar, kadın emeği, edebiyat ve kültür üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Karaköprü Belediyesi Kent Konseyi Kadın Hemşerilik Meclisi tarafından düzenlenen Üreten Eller Kadın Girişimciler Festivali’ne katılan Yazar ve Şair Gül Kaçar, kadın emeği, edebiyat ve kültür üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yazar ve şair Gül Kaçar, kadınların sosyal hayatta daha fazla yer alması gerektiğini söyledi.
Karaköprü Belediyesi tarafından düzenlenen festivalde konuşan Kaçar, kadınların el emeği ürünlerini sergilemesinin önemli olduğunu belirterek hem organizasyona katkı sunanlara hem de kadın üreticilere teşekkür etti.
“Kadınlarımızın Kendini Göstermesi Gerekiyor”
Karaköprü’de düzenlenen festivalle ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Karaköprü Belediyesi’nin düzenlediği ikinci festivaldir. Geçen yıl açık alanda yapılmıştı, bu yıl ise Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle fuar merkezinde gerçekleştiriliyor. Özellikle kadın hemşehrilerimizin desteğiyle kadınlarımıza böyle güzel bir imkan sunuldu.
Kadınlarımız kendi el emeklerini burada sergileme fırsatı buldu. Destek veren herkese şahsım adına teşekkür ediyorum.
Bu konuda çok eksiğimiz var. Özellikle kadınların kendi ürettikleri göz nuru el işlerini sergileyebilecekleri alanların artması gerekiyor. Kadınlarımızın kendilerini göstermesi lazım. İnşallah bu tür etkinlikler daha da çoğalır.
“Bilim Kurgu Türünde Kitap Yazdım”
Yazarlık çalışmalarınızdan da bahseder misiniz?
Son süreçte yazdığım bir öykü kitabım var. Bilim kurgu üzerine yazdığım kitabımın adı Tıkırdayan Köşk. İnşallah yeni kitaplarımız da yolda. Bunu da buradan söyleyebilirim.
Yetiştiğimiz topraklardan dolayı kadınlara yönelik duygusal ve psikolojik anlamda yazılar yazmayı tercih ettim. Şiir alanında da elimden geldiği kadar üretmeye çalışıyorum. Aşk, özlem, yaşam ve kadın temaları üzerine yazıyorum.
“Ben Kendimi Hâlâ Çırak Olarak Görüyorum”
Edebiyat yolculuğunuz nasıl başladı?
Ben kendi adıma söyleyeyim; ben bir usta değilim, hâlâ çıraklık yolunda ilerlemeye çalışıyorum. Kadınlarla ilgili kitaplarım var. 6 Şubat depremiyle ilgili bir kitap yazdım. Şiir kitabım var. Çocuklara yönelik bilim kurgu üzerine yazdığım eserlerim de bulunuyor.
Bizim dönemimizde okuma imkanı çok fazla yoktu. Babam çok kültürlü bir insandı fakat dönemin şartlarında bizi okutma şansı olmamıştı. Ancak kültürel anlamda bize büyük destek verdi. Yazma yeteneğimin babamdan geldiğini düşünüyorum. Küçük yaşlarda yazmaya başladım. Daha sonra eşim, kızım, çocuklarım ve ailemin desteğiyle kitap yolunda imzamızı attık. İnşallah daha güzel projelerle kendimizi göstermeye devam edeceğiz.
“Bu Coğrafyada Kadın Yazar Olmak Daha Zor”
Doğu ve Güneydoğu’da kadın şair ve yazar olmak sizce ne ifade ediyor?
Bence çok güçlü bir şey. Bizi tanımayan insanlar şaşırıyor ve “Gerçekten yazar mısınız?” diye soruyor. Çünkü bu bölgede kadınların yazar ya da şair olamayacağına dair kalıplaşmış bir düşünce var. Oysa isteyen kadın her şeyi başarabilir.
Bizim gibi birçok kadın şair ve yazar arkadaşımız var. Kendilerini geliştirmiş, güzel başarılara imza atmış insanlar. Evet, bu coğrafyada kadın olmak zordur. Yazar olmak, şair olmak daha da zordur. Ama bizler bu algıyı kırdık.
Bazı çevreler kadınların ilerlemesini istemiyor ve farklı şekillerde eleştirilerle geri çekmeye çalışıyorlar. Ancak biz kadınlar olarak güçlü kalemlerimize güveniyoruz. Kadınlarımızın bu alanlarda daha fazla yer almasını istiyorum.