Seyrantepe TOKİ'de Aidatlar Toplanıyor, Sorunlar Büyüyor!
Seyrantepe TOKİ'de Vatandaşın Sabrı Tükeniyor: Aidatlar Toplanıyor, Sorunlar Büyüyor! Vatandaş ise sorunların çözülmesi için muhattap bulaıyor.
Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesindeki Seyrantepe Maşuk TOKİ Konutları'nda yaşayan vatandaşlar artık dertlerini anlatmaktan yorulmuş durumda. Çünkü aylardır, hatta bazı sorunlar için yıllardır aynı şikâyetler dile getiriliyor, aynı talepler yineleniyor, aynı mağduriyetler yaşanıyor. Değişen ise neredeyse hiçbir şey olmuyor.
Vatandaşın karşısına çıkan tablo oldukça net:
Kazan dairesinde ciddi arızalar yaşanıyor.
Sıcak su sorunu kış aylarından bu yana devam ediyor.
İçme suyu zaman zaman bina kaynaklı problemler nedeniyle kesiliyor veya akmıyor.
Çöpler düzenli toplanmıyor.
Yabani otlar temizlenmiyor.
Kırılan kapılar onarılmıyor.
Bozulan kapı otomatları çalışmıyor.
Çocuk oyun gruplarında meydana gelen hasarlar giderilmiyor.
Ortak yaşam alanlarında bakım ve onarım eksiklikleri her geçen gün daha da belirgin hale geliyor.
Peki vatandaş bu hizmet eksikliklerine rağmen ne ödüyor?
3 odalı dairelerden 1.300 TL,
4 odalı dairelerden ise 1.500 TL aidat toplanıyor.
Bugün Türkiye'nin birçok şehrinde insanlar bu rakamları öderken en azından temel hizmetlerin eksiksiz verilmesini bekler. Seyrantepe TOKİ sakinleri ise en temel ihtiyaçların bile karşılanamadığını söylüyor.
İşin en dikkat çekici tarafı ise site yönetiminin verdiği cevaplar...
Vatandaşlar, kazan dairesindeki arızaların giderilmesini talep ettiğinde karşılarına çıkan cevap şu oluyor:
"Dairenize kombi takın. Ankara'ya yazıyoruz ama cevap vermiyor. Elimizden bir şey gelmiyor."
İşte tam da burada sorulması gereken çok önemli sorular var.
Eğer bir site yönetimi yaşanan sorunları çözmek yerine sürekli başka bir kurumu işaret ediyorsa, o zaman vatandaşın muhatabı kimdir?
Aidatlar neden toplanıyor?Site yönetiminin görevi sadece yazı yazıp cevap beklemek midir?
Yoksa vatandaşın ödediği aidat karşılığında hizmet üretmek, çözüm bulmak ve sorunları takip etmek midir?
Ankara'dan cevap gelmiyor olabilir.
Bürokratik süreçler uzuyor olabilir.
Yetki karmaşası yaşanıyor olabilir.
Ancak bütün bunların bedelini neden vatandaş ödüyor?
Kış boyunca sıcak su sorunu yaşayan vatandaş mı suçlu?
Çocuğunu kırık oyun grubunda oynatmak zorunda kalan aileler mi sorumlu?
Çalışmayan kapı sistemleri nedeniyle güvenlik endişesi yaşayan insanlar mı hatalı?
Elbette hayır.
Sorunun çözümü için herkesin sorumluluk alması gerekiyor.
Bu noktada TOKİ'ye de önemli sorular yöneltmek gerekiyor:
Bu mağduriyetlerin giderilmesini istemeyen kim?
Kazan dairesindeki arızaların giderilmesi kimin sorumluluğunda?
Site yönetimlerinin denetim yetkisi TOKİ'de mi?
Eğer bu yetki TOKİ'deyse, denetimler ne sıklıkla yapılıyor?
Vatandaşlardan toplanan aidatların hangi hizmetler için harcandığı düzenli olarak kontrol ediliyor mu?
Şeffaf bir denetim mekanizması işletiliyor mu?
Çünkü ortada gözle görülür bir gerçek var.
Vatandaş her ay aidat ödüyor.
Ancak karşılığında beklediği hizmetleri alamadığını düşünüyor.
Bu durum yalnızca teknik bir arıza meselesi olmaktan çıkmış durumda. Artık bu mesele, vatandaşın yönetime olan güvenini ilgilendiren bir noktaya gelmiş bulunuyor.
İnsanlar evlerinde sıcak su istiyor.
Temiz çevre istiyor.
Çalışan kapılar istiyor.
Güvenli oyun alanları istiyor.
Düzenli hizmet istiyor.
Bunlar lüks talepler değil, en temel yaşam ihtiyaçlarıdır.
Bugün Seyrantepe TOKİ'de yükselen sesler, birkaç kişinin şikâyeti olarak görülmemelidir. Çünkü görünen o ki vatandaşın sabrı tükenme noktasına gelmiştir.
Artık insanlar mazeret değil çözüm duymak istiyor.
Ankara'yı suçlayan açıklamalar değil, somut adımlar görmek istiyor.
Toplanan aidatların nereye harcandığını bilmek istiyor.
Ve en önemlisi, kendilerine karşı sorumluluk hisseden bir yönetim anlayışı görmek istiyor.
Çünkü vatandaşın ödediği aidatın hesabını sorması da, aldığı hizmeti sorgulaması da en doğal hakkıdır.