Urfa'nın Değil; Urfalının Zihniyeti

Lütfen okuyun beğenmeseniz de olur. Doğduğum ve yaşadığım Urfa için çok sayıda (70'e yakın) şiir yazdım. Maksadım ilimin kültürünü, tarihini, turizmini, örf adetlerini işlemekti, öylede yaptım.

Lütfen okuyun beğenmeseniz de olur.

Doğduğum ve yaşadığım Urfa için çok sayıda (70’e yakın) şiir yazdım.

Maksadım ilimin kültürünü, tarihini, turizmini, örf adetlerini işlemekti, öylede yaptım.

Harran’dan Halfetiye, Takoran’dan Çatak’a, Soğmatar’dan Göbeklitepe’ye, Çiğköfteden Mırra’ya, İsottan Lahmacun’a, Gümrükhanı’ndan Balkılıgöl’e, Sıra gecelerinden tek tek ilçelere kadar…

Önce Göbeklitepe yılı olan 2019 da Kültür ve Turizm müdürlüğüne baş vurup tanıtımlarda Göbeklitepe adlı şiirimin değerlendirilmesini talep ettim.

Yetkili: “Ya hocam bu büyük firma bize bakmaz!” deyip kibarca redetti.

Akabinde ŞURKAV’a ve Belediyelere dilekçe ile baş vurdum. Hiçbir çıkar gözetmeden bu şiirlerin kitap haline getirilmesini; tanıtım ve kültür etkinliklerinde dağıtılmasını istedim.

Ne mi oldu?

Aradan bir yıl geçtikten sonra;

Bir Belediyenin Kültür müdürü ile karşılaşınca dilekçenin akıbetini sordum: “Babo bırası Urfa idare et!” dedi bıyık altından gülerek, üstelik bu kişi tiyatro sanatçısıydı.

ŞURKAV: Böyle bir bütçemiz yok dedi.

Önceki dönem ŞBB belediyesi arayarak “Bütçemiz yok maalesef!”

Şimdi ki ŞBB yönetimi ise olumlu olumsuz bana dönmedi bile.

Ama dost ve ahbaplarını kırmayanlar “Zelonun bılmem nesi” Sıtıl Ahmo’nun maceraları” vs. kitaplarını basmayı görev bildiler.

Adettir!

Bu güzel şehre hizmet getiremeyenler hizmet sunmak isteyenleri de engellemekte mahirdirler.

İşte Urfalı zihniyeti tam olarak bu! 

Ne değişime uğrar ne yılar ne utanır…

Bu memleket böyle gelmiş böyle gider, Allah’tan başka da düzeltecek bir güç yoktur.

(Not: Aslında yazacak çok şey var da sıkılmanızı istemedim!)