ŞANLIURFA Birlik Sağlık-Sen Anadolu Güney Şube Başkanlığı'nın 1. Olağan Kongresi, GAPTEM Konferans Salonu'nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Tek listeyle gidilen seçimde Hasan Çalışcı, üyelerin oylarıyla Birlik Sağlık-Sen Anadolu Güney Şube Başkanı seçildi. Kongrede hem yeni yönetimin hedefleri hem de kamu çalışanlarının yaşadığı sorunlar gündeme taşındı.Geniş Katılımla Gerçekleşen Kongre GAPTEM Konferans Salonu'nda düzenlenen kongreye Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Birlik Sağlık-Sen) Genel Başkanı Ahmet Doğruyol'un yanı sıra Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Gümüş, Halil Çardak ve Volkan Barın ile çok sayıda sendika üyesi katıldı.Tek liste ile gerçekleştirilen seçimde Hasan Çalışcı, Birlik Sağlık-Sen Anadolu Güney Şube Başkanlığı görevine seçildi.
"Buradan milyonlarca kamu çalışanının sesi olmak için bir kez daha haykırıyorum. Bugün kamu çalışanlarımız yüksek enflasyon karşısında her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır. Maaşlar yoksulluk sınırının çok altında kalmış, memurlarımız ve sağlık çalışanlarımız geçim sıkıntısıyla boğuşmaktadır.
Anne ve babalar çocuklarının en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken yarınlara umutla bakmakta güçlük çekmektedir."
Kamu çalışanlarımızın sesi duyulmalı, ekonomik kayıpları telafi edilmeli, sosyal devlet ilkesinin gereği eksiksiz yerine getirilmelidir. Çünkü güçlü bir devlet; emeğe değer veren, çalışanı koruyan ve adaleti önceleyen bir anlayışla daha da güçlü olur."
Yaklaşık 30 yıldır sendikal faaliyetler içerisindeyim. Doğru sendikacılık adına bizlerin yola çıkmasıyla birlikte gerçekten güzel işler yapmak için mücadele ediyoruz."
"Doğru sendikacılık nedir derseniz; birincisi hiçbir siyasi partinin kontrolünde olmamalıdır.Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlarımızın dil, din, ırk, mezhep, meşrep ve parti ayrımı yapmadan hepsinin bizim başımızın tacı olduğunu kabul etmektir."
"Bizim ülkemizin vatandaşları olan Yahudi, Hristiyan bile olsa emin olun ki bizim için sorun değildir. Çünkü bu ülkenin topraklarında doğan, büyüyen, yetişen ve devletine, milletine ihanet etmeyen herkes bizim baş tacımızdır. Bunu böyle bileceğiz, böyle uygulayacağız.
Biz birileri gibi ekrana çıkıp o görüşten, bu görüşten, o partiden, o ırktan, o mezhepten diye ayrım yapamayız, yapmamalıyız.
Bunu ülkemizde oturtabilirsek, yerleştirebilirsek ne mutlu bize."
"Urfa'da bir sendikayı kurarken bu taraflarda ne kadar üye yapabileceğimiz hiç aklımıza gelmezken bugün şubemizi kurduk, olağan genel kurulumuzu yapıyoruz.Belki yarın Urfa'da ayrı şubemiz, Kayseri'de ayrı şubemiz, Karaman'da ayrı şubemiz, Mersin'de ayrı şubemiz olabilir ve olmalıdır da."
Mevcut kanunlarımız bunun için yeterlidir. Ama o kanunları uygulayan insanları bulmamız lazım. Kanunları yerli yerince uygulayan, kimsenin hakkına hukukuna girmeden görev yapan insanlar lazım. Bunu oturtabilecek miyiz? Ben inanıyorum ki oturtacağız."
Hasan Çalışcı: "Bugün Tarihi ve Anlamlı Bir Güne Hep Birlikte Şahitlik Ediyoruz"
Başkan seçilen Hasan Çalışcı, yaptığı konuşmada sendikal mücadelenin ilkeler üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:"Bugün burada yalnızca bir kongre gerçekleştirmiyoruz. İnandığımız değerlere, ortak mücadelemize ve geleceğe dair umutlarımıza sahip çıktığımız tarihi ve anlamlı bir güne hep birlikte şahitlik ediyoruz.Sayın Genel Başkanım, sizin liderliğinizde sendikacılığın makam ve mevki için değil; hak, hukuk, adalet ve emek için yapılması gerektiğini öğrendik. Bugüne kadar denenmemiş, kirletilmemiş ve çiğnenmemiş bir sendikal ahlak inşa ederek hiçbir siyasi yapının etkisi altında kalmadan, hiçbir siyasi partinin himayesine sığınmadan, yalnızca üyelerinden güç alan ve sadece üyelerinin hakkını savunan ilkeli, onurlu ve bağımsız bir sendikal mücadelenin mümkün olduğunu bizlere öğrettiniz.""Alın Terini, Emeği ve Onuru Koruyacağız"
Çalışcı, kamu çalışanlarının haklarını sonuna kadar savunacaklarını belirterek şöyle devam etti:"Bizler de bu kutlu yolda kamu çalışanlarımızın alın terini, emeğini, onurunu ve itibarını koruyacağız. Haksızlığın karşısında dimdik duracağız. İnanıyoruz ki birlik ve beraberliğimiz güçlendikçe Birlik Sağlık-Sen daha da büyüyecek, çalışanlarımızın umudu olmaya devam edecektir. Çünkü biz biliyoruz ki birlikten kuvvet doğar."
"Kamu Çalışanları Her Geçen Gün Daha Fazla Yoksullaşıyor"
Ekonomik şartlara dikkat çeken Hasan Çalışcı, şu değerlendirmelerde bulundu:"Buradan milyonlarca kamu çalışanının sesi olmak için bir kez daha haykırıyorum. Bugün kamu çalışanlarımız yüksek enflasyon karşısında her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır. Maaşlar yoksulluk sınırının çok altında kalmış, memurlarımız ve sağlık çalışanlarımız geçim sıkıntısıyla boğuşmaktadır.
Anne ve babalar çocuklarının en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken yarınlara umutla bakmakta güçlük çekmektedir."
"Yetkili Sarı Sendikalar Çalışanların Sorunlarından Uzaklaştı"
Konuşmasının devamında mevcut sendikal yapıyı da eleştiren Çalışcı şunları söyledi:"Yazık ki yetkili sarı sendikalar çalışanların haklarını güçlü bir şekilde savunmak yerine makamlarını, koltuklarını ve şahsi menfaatlerini koruma telaşına düşmüş, kamu çalışanlarının gerçek sorunlarından uzaklaşmıştır.Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz lütuf beklemiyoruz. Biz yalnızca alın terimizin karşılığını, emeğimizin hakkını ve insana yaraşır bir yaşam istiyoruz.Kamu çalışanlarımızın sesi duyulmalı, ekonomik kayıpları telafi edilmeli, sosyal devlet ilkesinin gereği eksiksiz yerine getirilmelidir. Çünkü güçlü bir devlet; emeğe değer veren, çalışanı koruyan ve adaleti önceleyen bir anlayışla daha da güçlü olur."

Genel Başkan Ahmet Doğruyol: "Doğru Sendikacılık Siyasetin Kontrolünde Olmamalıdır"
Kongrede konuşan Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol ise sendikal mücadelenin temelinde hak, hukuk, adalet ve liyakat anlayışının yer aldığını belirtti.Doğruyol konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"Doğru sendikacılık yapmak adına hakkın, hukukun, adaletin ve liyakatin üstünlüğüne inanan arkadaşlarımızla eğer bu ülkeye, bu devlete ve millete zerre kadar bir katkımız olacaksa ne mutlu bize.Yaklaşık 30 yıldır sendikal faaliyetler içerisindeyim. Doğru sendikacılık adına bizlerin yola çıkmasıyla birlikte gerçekten güzel işler yapmak için mücadele ediyoruz."

"Hiçbir Siyasi Partinin Kontrolünde Olmamalıdır"
Sendikacılığın bağımsız olması gerektiğini vurgulayan Doğruyol şöyle konuştu:"Doğru sendikacılık nedir derseniz; birincisi hiçbir siyasi partinin kontrolünde olmamalıdır.Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlarımızın dil, din, ırk, mezhep, meşrep ve parti ayrımı yapmadan hepsinin bizim başımızın tacı olduğunu kabul etmektir."
"Bu Ülkeye İhanet Etmeyen Herkes Baş Tacımızdır"
Toplumsal birlik ve beraberlik mesajı veren Doğruyol, şu ifadeleri kullandı:"Bizim ülkemizin vatandaşları olan Yahudi, Hristiyan bile olsa emin olun ki bizim için sorun değildir. Çünkü bu ülkenin topraklarında doğan, büyüyen, yetişen ve devletine, milletine ihanet etmeyen herkes bizim baş tacımızdır. Bunu böyle bileceğiz, böyle uygulayacağız.

Biz birileri gibi ekrana çıkıp o görüşten, bu görüşten, o partiden, o ırktan, o mezhepten diye ayrım yapamayız, yapmamalıyız.
Bunu ülkemizde oturtabilirsek, yerleştirebilirsek ne mutlu bize."
"Urfa'da Başladık, Yeni Şubeler Açacağız"
Sendikanın büyüme hedeflerine de değinen Doğruyol şunları kaydetti:"Urfa'da bir sendikayı kurarken bu taraflarda ne kadar üye yapabileceğimiz hiç aklımıza gelmezken bugün şubemizi kurduk, olağan genel kurulumuzu yapıyoruz.Belki yarın Urfa'da ayrı şubemiz, Kayseri'de ayrı şubemiz, Karaman'da ayrı şubemiz, Mersin'de ayrı şubemiz olabilir ve olmalıdır da."
"Kurumlarda Siyaset Değil Liyakat Hakim Olmalı"
Konuşmasının sonunda kamu kurumlarında liyakat vurgusu yapan Ahmet Doğruyol sözlerini şöyle tamamladı:"Hak, hukuk, adalet ve liyakat... Hele ki bugün kurumlarımızın siyasileştiği, bir hemşirenin alt kattan üst kata geçebilmesi için milletvekilinin aradığı, bir temizlik personelinin yerinin değişmesi için siyasi parti il başkanlarının devreye girdiği bir ortamda bunu değiştirmek zorundayız.
Mevcut kanunlarımız bunun için yeterlidir. Ama o kanunları uygulayan insanları bulmamız lazım. Kanunları yerli yerince uygulayan, kimsenin hakkına hukukuna girmeden görev yapan insanlar lazım. Bunu oturtabilecek miyiz? Ben inanıyorum ki oturtacağız."



