Ekonomi sayfalarında boy gösteren o afili grafikler, "baz etkisi" diye başlayan teknik cümleler ve üst perdeden yapılan açıklamalar... Hepsi bir yana, sokağın gerçeği bir yana. Bugün enflasyon dediğimiz şey artık sadece bir ekonomik veri değil; mutfaktaki yangın, geleceğe kurulan ipotek ve insanın her sabah uyandığında omuzlarına binen o ağır "nasıl yetecek?" kaygısıdır.
Küçülen Porsiyonlar: Sadece sofrada değil, hayatta da porsiyonlarımız küçüldü. Tatillerden, hobilerden, hatta kitaplardan bile tasarruf eder hale geldik.
Etiketin Gölgesinde Yaşamak
Düne kadar "lüks" dediğimiz ne varsa, bugün "ihtiyaç" listesinden birer birer siliniyor. Pazar arabasının dolmadığı, market fişlerinin birer hüzünlü hatıraya dönüştüğü bir dönemden geçiyoruz. Enflasyonun en büyük tahribatı sadece cüzdanda değil, insanın haysiyetinde ve huzurunda yaşanıyor. Bir baba çocuğuna istediği o oyuncağı alırken üç kez yutkunuyorsa, bir genç arkadaşlarıyla bir bardak çay içmek için ay sonunu bekliyorsa; orada rakamlar bitmiş, insan hikayeleri başlamış demektir. Eriyen Sadece Para mı? Hayır, eriyen zamanımız, hayallerimiz ve en önemlisi de toplumsal güvenimiz.Küçülen Porsiyonlar: Sadece sofrada değil, hayatta da porsiyonlarımız küçüldü. Tatillerden, hobilerden, hatta kitaplardan bile tasarruf eder hale geldik.




